BİR BAKIŞIN BEDELİ ÖLÜM OLMAMALI: Sosyal Arabuluculuk ve Şiddetsiz Bir Toplum İnşası
Görseldeki çocuğun Adı ATLAS! Hiç tanımadığı bir başka çocuk tarafından "sadece yan baktın" diye sustalı bıçak ile defalarca bıçaklanıp öldürüldü.
"Bu, toplumsal bir çöküşün açık infazıdır
Bir tartışma yok, bir kavga yok. Sadece "Neden yan baktın? Cümlesinin arkasına sığınan bir vahşet var.
Hergün bir yenisi eklenen benzer olaylara, şiddetle mücadele ve sosyal arabuluculuk perspektifinden baktığımızda, Atlas’ın ölümü sadece adli bir vaka değil; iletişim becerilerini kaybetmiş, çatışma çözme kültüründen yoksun ve şiddeti bir "iletişim dili" sanan toplumun alarm çanlarıdır.
"Yan Baktın" Kültürü: İletişimsizliğin İtirafı
Günümüzde “Yan baktın cümlesi artık masum bir kabadayılık değil. Bu cümle, hayatın ucuzladığı bir çağın parolasıdır.”
Sosyal arabuluculuk felsefesinde şiddet, "tükenmiş sözün" başladığı yerdir. 15 yaşındaki bir çocuğun cebinde bıçak taşıması ve bunu kullanmaktan çekinmemesi, o çocuğun öfke kontrolü, empati ve sorun çözme becerileri konusunda ne kadar "yalnız" bırakıldığını gösterir.
Bizler, çocuklarımıza matematik öğrettik, fizik öğrettik ama "öfkelendiğinde ne yapması gerektiğini" öğretmedik.
Suçlu Sadece Fail Değil, Şiddeti Besleyen İklimdir.
Bu trajediyi analiz ederken, tetiği çeken eli cezalandırmak yetmez; o eli tutan zihniyetle mücadele etmeliyiz.
Zehirli Rol Modeller: Medyada, dizilerde ve sokakta "erkekliği" şiddetle, "gücü" korkutmakla eşleştiren bir kültür pompalanıyor.
Sessiz Kalma Suçu: “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyen her birey, bu şiddet sarmalının büyümesine ortak oluyor.
Akran Zorbalığının Normalleşmesi:
Okullarda basit bir itiş kakış gibi görülen zorbalıklar, zamanında müdahale edilip "arabuluculuk" yöntemleriyle çözülmediğinde, ileride Atlas gibi masumların canına mal olan cinayetlere dönüşüyor.
Çözüm: Sosyal Arabuluculuk ve Barış Eğitimi
Atlas’ı geri getiremeyiz; bir annenin eksilen sesini, bir babanın çöken omzunu tamir edemeyiz. Ancak başka Atlas’ların ölmesini engelleyebiliriz. Bunun yolu, polisiye tedbirlerden çok, zihniyet devriminden geçer.
Okullarda Akran Arabuluculuğu: Çatışmalar kavgaya dönüşmeden, çocukların kendi sorunlarını diyalogla çözebileceği "barış odaları" ve arabuluculuk sistemleri her okula girmelidir.
Duygusal Okuryazarlık: Çocuklara "delikanlılığın" şiddet uygulamak değil, öfkesine hakim olmak ve merhamet göstermek olduğu öğretilmelidir.
Toplumsal Yüzleşme: "Zorbalığı görüp susanlar, bu kanın sessiz ortaklarıdır." Şiddeti gördüğümüzde kafamızı çevirmek yerine, sivil toplum olarak ses çıkarmalı, mağdurun yanında duran bir sosyal ağ örmeliyiz.
Unutulmamalıdır ki, Atlas Bir İstatistik Değildir
Atlas'lar, yaşayacak yılları elinden alınmış bir çocuklardır. Bu çocuklarımızın anısına yapabileceğimiz en büyük saygı duruşu, şiddeti reddeden, uzlaşıyı ve yaşam hakkını kutsal sayan bir nesil yetiştirmek için çalışmaktır.
Suskunluğu erdem sanan düzeni reddediyoruz.
Şiddeti güç sanan aklı reddediyoruz.
Barışçıl, diyalog kurabilen ve yaşatan bir toplum için mücadeleye devam ediyoruz.
İnsan kalabilmek için...
HAZIRLAYAN: Serkan HORUZ
Yeminli Sosyal Arabulucu/Şiddet ile Mücadele Formatörü


Yorumlar
Yorum Gönder