HEGEM Vakfı ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Görüşmesi: Sosyal Arabuluculukta Devlet Aklının Yeni Yönü
Türkiye’de sosyal politika alanında uzun süredir sessiz ama derin bir dönüşüm yaşanıyor. Bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri, 4 Şubat 2026 tarihinde HEGEM Vakfı heyeti ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz arasında gerçekleştirilen görüşme oldu. Yaklaşık bir saat süren bu toplantı, yalnızca bir nezaket ziyareti değil; Sosyal Arabuluculuk Modelinin devlet sistemine entegrasyonu açısından stratejik bir eşik niteliği taşıyor.
Bir Projeden Politika Modeline
Görüşmenin arka planında, HEGEM Vakfı’nın Adalet Bakanlığı ve 27 Devlet Üniversitesi iş birliğiyle yürüttüğü “İnsan Hakları, Şiddet Önleme ve Sosyal Arabuluculuk Bilincini Güçlendirici Saha Aktörleri Yetiştirilmesi Projesi (2023–2034)” bulunuyor. 2025 yılı sonunda tamamlanan pilot dönem, artık tartışma aşamasını geride bırakmış; sahada karşılığı olan, ölçülebilir sonuçlar üretmiş bir modeli ortaya koymuş durumda.
Bugün gelinen noktada, 11 bin eğitimli saha aktörü, 44 il ve ilçede kurulan Yeminli Sosyal Arabuluculuk Merkezleri ve 855 yetkilendirilmiş uzman, Sosyal Arabuluculuğun Türkiye’de kurumsal bir gerçekliğe dönüştüğünü gösteriyor.
Cumhurbaşkanlığı Düzeyinde Açık Mesaj
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yapılan görüşmenin en önemli yönü, Sosyal Arabuluculuk hizmetlerinin Bakanlıklar düzeyinde kullanılabilir bir kamu aracı olarak ele alınmış olmasıdır. Bu yaklaşım, modeli sivil bir iyi niyet girişimi olmaktan çıkarıp, üst politika belgeleriyle uyumlu bir devlet enstrümanına dönüştürüyor.
Toplantıda ele alınan başlıklar, bu iradenin somut göstergeleri niteliğinde:
- Yeminli Sosyal Arabuluculuk Merkezleri için üst düzey katılımlı resmî açılış yapılması,
- Modelin yaygınlaştırılması amacıyla Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda Bakanlıklarla görüşmeler yürütülmesi,
- TBMM Akran Zorbalığı Komisyonu Raporu ışığında okul merkezli arabuluculuk sisteminin ülke genelinde uygulanması,
- Aile, iş hayatı ve üniversitelerde tematik sosyal arabuluculuk modellerinin hızla yaygınlaştırılması.
Neden Şimdi?
Türkiye’de sosyal gerilimlerin önemli bir kısmı, hukuki boyuta ulaşmadan önce çözülebilecek nitelikte. Ancak bu sorunlar çoğu zaman ya görmezden geliniyor ya da doğrudan yargı mekanizmasına taşınıyor. Sonuç: ağırlaşan kamu yükü, yıpranan sosyal ilişkiler ve kalıcılaşan çatışmalar.
Sosyal Arabuluculuk Modeli tam da bu noktada devreye giriyor. Amaç; suçu büyütmeden, krizi derinleştirmeden, tarafları dostane ve onarıcı bir çözüm zemininde buluşturmak.
Sahadan Gelen Güçlü Kanıtlar
Modelin işe yarayıp yaramadığı sorusunun en net cevabı, Dicle Üniversitesi örneğinde görülüyor. Üniversite bünyesinde uygulanan Sosyal Arabuluculuk sistemi sayesinde idari soruşturma oranları yaklaşık %90 oranında azaldı. Bu başarı, YÖK Akreditasyon denetimlerinde pozitif değerlendirmeyle karşılandı ve Sosyal Arabuluculuk, fiilen devlet sistemi içinde tanınmış bir uygulama haline geldi.
Bağcılar, Ankara, İzmir, Kayseri ve Çorum’da kurulan merkezler ise yerel ihtiyaçlara göre şekillenen, esnek ama kurumsal yapılarıyla bu modelin farklı sosyolojik zeminlerde de çalışabildiğini ortaya koyuyor.
Bir Sosyal Politika Tercihi Olarak Arabuluculuk
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yapılan görüşme, Türkiye’nin sosyal sorunlara bakışında önemli bir yön değişikliğine işaret ediyor. Bu, sorunları yalnızca ceza ve yaptırım ekseninde değil; önleme, uzlaşma ve toplumsal onarım perspektifiyle ele alan bir devlet aklının ifadesidir.
Sosyal Arabuluculuk;
Sosyal dokuyu güçlendirir,
Şiddeti doğmadan önler,
Adli ve idari sistemin yükünü azaltır.
Bu yönüyle yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların toplumsal barışı için stratejik bir yatırımdır.
Şubat 2026’da Ankara’da yapılması planlanan ve Sayın Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirilecek Yeminli Sosyal Arabuluculuk Merkezleri Açılış ve Belge Töreni, bu yeni yaklaşımın kamuoyuna ilanı niteliğinde olacaktır.
Sessiz başlayan bu süreç, doğru adımlarla ilerlediği takdirde, Türkiye’nin sosyal politika tarihinde kalıcı bir dönüm noktası olarak yerini alabilir.
Proje Yönetim Kurulu tarafından, “Yeminli Sosyal Arabuluculuk Pilot Dönemi” faaliyetlerine verdikleri
üstün destek nedeniyle “YEMİNLİ SOSYAL ARABULUCULUK MODELİ YÜKSEK ONUR BELGESİ” verilmesine karar verilenler:
Valiler:
- Hüseyin AKSOY
- Osman KAYMAK
Genel Müdür:
- Hakan ÖZTATAR
Milletvekili:
- Yıldız KONAL SÜSLÜ
Başsavcı:
- Ali YELDAN
Bürokrat:
- Umut İlhan DURMUŞOĞLU
- Suna ÜSTÜNER
Kaymakam:
- Abdullah UÇGUN
Rektör:
- Prof. Dr. Hüseyin KARAMAN
- Prof. Dr. Ahmet ATAÇ
Akademisyenler:
- Prof. Dr. Helena Neves ALMEIDA
- Prof. Dr. Yahya Mustafa KESKİN
- Prof. Dr. Hasan Hüseyin TAYLAN
- Prof. Dr. Vahap ÖZPOLAT
- Prof. Dr. Sevda MUTLU
- Doç. Dr. Gül Sultan ÖZEREN
- Doç. Dr. İbrahim GÖKDAŞ
- Doç. Dr. Eyüp KUL
- Doç. Dr. Ömer BİLEN
Öğretmen:
- Mehmet CAPPOLAT
- Besime SOLAK
Medya Kuruluşu:
- KGK (Mehmet Ali DİM)
DERLEYEN : Serkan HORUZ
( İzmir Sosyal Arabuluculuk Merkezi Başkan Yard./Sosyal Arabulucu)


Yorumlar
Yorum Gönder